Salı, Nisan 17, 2012

Hayatımın Hikayesi

Bu kelime dizisinin ritmi "The Cure, Burn'dür."
Dileyen "Amy Winehouse "You should be stronger than me" ile dinler.




21'dim ben, o da 19 idi...
Yok ben 22'ydim o 20?!...
20, 21, 22...


"Seçmen gerek" demişti.
"Yoksa, her şeyi kaybedersin."


Önceydi, pek önceydi. 
Çok önceydi.


Yeterince öğreticiydi.


Bugün aynı yerden
hala aynı cümleye acıyla bakıyorsam,
bil ki, işte o ısrarla
başkasından öğrenmeyip
kendi bokunda boğulan benim.


Dünya kafes,
Öğreti bülbül
Tasmaya değil,
İntihara eğilimliyim.


...



"Seçmen gerek" demişti.
"Yoksa, her şeyi kaybedersin."


Yeterince öğreticiydi.


Eski zamanlara ait bir ayna dili,
Gösterdiğini unutmuş gibi.


Ölçülemez hiçbir şeyin
Çamura saplanmış yeri...


"Ya birini seçersin,
Ya hepsini kaybedersin işi."


Seçilebilir bir dünyanın sonuçları içinde yaşamakla,
Seçilemez dünyaya doğru yürümek arasındaki
Hayati farkı, hangi müfredatta 
İlkokul çocuklarına anlatırlar?
Düşünmek bile istemedim...


Ben seçmedim. 


Bilmeyi oynamak istemedim.
Olmayı giymedim.
Kendimi tek geçtim.


Sahip değilim. 
Öğretmen değilim. 
Anlatmayı, 
dayatmak nefretimden 
istemedim.


Seçimsiz dünyaya seçimin
koca bir kazık koyduğunu
sana, içinde kendin yürümeden 
anlatma hevesine giremedim.
..


konuşmaz, ruhun eser dili
hiçbir suskunlukla...


çokluk içindeki seçimsiz durgunluğu 
ve saygının mesafeli sessizliğini
cahil suskunluklarla karıştırma.


her sessizlik, bilgelik değildir.


yine de,
sen, bilirsin.


istersen, kendini 
yaşamla kandır, 
ister kandırma.


ister onaylanan ol
ister kendini yaşa.


ama bana sorma.
çünkü ben


seçmedim.






evrim
18 Nisan 2012


Bu şiir bireysel ve politiktir. 



İzin almalısın

Anlamak istemek, anlamaya yetmiyor. Yeter, sanırsın.  


Birini anlamak için önce onun iznini almalısın.  
Sadece dışına bakarak dışarıdan birini anlayamazsın.
İzinsiz, ypmzsın.




evrm.
18 Nisan 2012 03:52.
Bunlar şiir değil, evrenime not, farkında mısın?

Tedavi*

dünya adaletsiz ya da adil değil. ölür işte, öyle biri ve yaşar diğeri....


*(The Cure müzik grubunun "Where the birds always sing." -Kuşların hep şarkı söylediği (öttüğü) o yer- isimli şarkısından 2 dize)




Aşağıda 2 müzik klibi var. Birincisi Kuşların hep şarkı söylediği o yer (Where the birds always sing) şarkısı. 
Diğeri de, Bruce Lee'nin oğlu Brandon Lee'nin başrolde kazayla öldüğü Karga The Crow filminin müziği.
The Cure, Burn (Yan!) 















Pazartesi, Nisan 16, 2012

18 Nisan

Bir gecem daha var,
Sorun yok, sen keyfine bak.
15'inde gideceğim, bugün 14'ü.


15'i mi? O zaman hiç vakit kalmamış,
çünkü bugün 18 Nisan.


Yeşil bir kanepenin üstünde
yatay uzanan...


evrim
sessizbulut
15 Nisan 2012  


Bir rüyadan...

Cuma, Mart 23, 2012

bulursam

bir anlam bulursam
herkesle paylaşıcam.

23 Mart 2012
Alexia Sessizbulut

başlangıç bu

başlangıç bu.
bitişten önce gelir.

biliyorsun.

22 Mart 2012
Alexia Sessizbulut

Pazartesi, Mart 12, 2012

ideal-in

varoluşundan korkan
biri,   
dünyayı kurtarmak
isteyebilirdi. 


bir serapta çıkış bulan susuz çöl sakinleri gibi...


dünyayı, 
kurtarmaya yelteneceğine biri,


kendine dönmeyi deneyebilirdi.


uyurken ve uyanıkken,
konuşurken ve düşlerken,
yürürken ve gülümserken 
sadece 
kendiyle
kalabilirdi...


idealsiz,
sakin,
hesapsız


2 saniye
kendi gibi 
olabilirdi...






evrim

sınırsz

iyisi 
birine inanmak.


kötüsü, kendine inanmak.


peşine takılmak.


peşine 
takılmak.




evrim

uyku hali

.
insanların
uyku halleri...


uyku parmakları,
uyku ayakları,
uyku sesleri
uyku akılları...


uyku hikayeleri...
uyku yalanları...
uyku dilleri...


ayık kafayla 
dünyayı çekmenin
tek tesellisi...





evrim 

Pazar, Mart 11, 2012

tek başına

tek başına olmalısın.


büyümek için
böylesi makbul.


evrim



Çarşamba, Mart 07, 2012

...

sen orada neye dönüyorsan
ben de burada ona dönüyorum.
bildiğini biliyorum.


susmandan anlıyorum...


bildiğini biliyorum.


evrim

gizli bilgi

ölüm, önce akla gelir.
ayrılık, hastalık, acı...
önce akla kendini bildi-rir.


sonra da, başa...
kafaya. kafa tasına.
dış bedendeki açık kaba mekana.


artık olanı biteni net olarak göre-bilirsin.


acı, bedende olur.
anlamak ruhta...


ruh sanki aklındaki o her şeyi bilenden bir parça
aklındaki ve evrendeki...


ışık gibi...
o orada tüm bilgi ve sevgisiyle hep durur.
sen mecbur değilsin.


ister bakar, ister geçersin.




evrim


8 Mart 2012

aslı

ne kadar doğru söylüyor görünürsem,
bil ki, o kadar yanılıyorum.


evrim

akıl bilse

nefret izin istemezse,
sevgi de istemez.
kötülük kolay ve kendiliğindense
iyilik de öyle...


ama göremeyiz
tümünü birden, 
iki yönden.


kör olmak kolaydır 
göze. sadece güneş uyandırırsa
şekiller anlamlanır.


keşke göz kendiliğinden
görse...


keşke akıl, hep bilse.


evrim

Salı, Mart 06, 2012

Star Trek

rüyamda bir uzay gemisindeydim
zamanın çok ilerisinde,
her halinden belliydi.


bir kürt, bir çerkes, bir laz, bir ben.
diğerleri bugünlerde dünya meclisinde
kökenleriyle ilgili yeterli propaganda yapabilemediklerinden
onları rüyamdan omit etmiş olabilirim!


hepimiz Türkiye adına aynı uzay gemisinin
geçimsiz ve aptal mürettebatıydık önce 
ve her şey, bir başka vahşi uzay gemisi
yok edici ışınlarıyla bizim Türkiye'mize
saldırınca birden değişti.


ben o sırada, uzayda balık avlıyor;
"uzay balıkları büyük oluyor,
10 kişiyi rahat doyurur biri ama tek başına 
karnını sağdan sola kesemezsin"
diye dertlenip duruyordum,
kolayca tahmin edilebileceği gibi...


Birden, saldırıdan kaçan mürettebat
kamarama doldu. Kürt Feriye, sert bir dille
balığı bırak, plan yapalım dedi, birazdan saldıracaklar.
Kamaramda yalnız yakalasan, beni deşersin
sana mı güvenicem dedim, avıma sarılarak,
çerkes Ethem, elimi tuttu, hepimiz açız,
bu kez kimse yamuk yapmayacak, 
köprüde uzaylılar var, uzayda bize mekan bir bu gemi,
balığını paylaşırsan, ben de sana arkanı kollayacağıma 
söz veririm dedi. 


rüyanın en kritik anıydı, tarih bilgime güvenebilir miydim?


Balığı aldık, ben sabitledim, Ethem ateşi yaktı,
Feriye bıçağını çıkarıp sertçe sapladı,
Ali kapıyı bekledi, Agop içini hazırladı.


Güzelce pişirdik, oturup birlikte yedik ve sonra
bu yemekten aldığımız güçle
koridora çıkıp, uzay gemimizi
yabancılardan temizledik.


Rüya işte, nasıl gerçek olabilir ki?


Bu rüya, nasıl gerçek olabilir ki?
diye düşünerek, ölebilirim...


ya da şöyle; "dost kim, düşman kim,
yabancı kim?... kim o aklındaki."




evrim

bldgn gb

...


2 kişilik bir nöbetti işte.
insanlar, her şeyi isimlendirmeyi sever,
anlamadıklarından belki,
arkadaşlık, sevgililik, o bu şu...


oysa, bildiğin gibi, 
sadece bir nöbetti. 


önce sen tuttun.
sonra ben.
ve kim bilir  kaç milyon kişi
kaç başka yerde?


ne uyaklar oldu, senin yokluğunda 
elimde ayağımda bir bilsen
iki kıta arasına ne şiirler yazılırdı
dile gelsem!


sadece görev icabı yamuk yapmadım kimseye, 
vahşilik kurallara aykırı.

bazen inadından delirir insan nöbette.
bazı geceler buz gibi seslere boğulur evren
bazen siyaha ve güneş suratına 
tüm ışıklarıyla da baksa
onu hissedemediğin de olur.
yıkanıp o halden çıkmayı beceremezsin
ağır geçer çok kimi...


öncekini sen tuttun.
bilirsin işte...


hakikatin her bir insanın gözünün önünden
sıvışıp geçmesini beklemekteyim.
sanki, görevim bu.
çok keyifli ya da kötü diyemem,
sadece ıssız ve bolca apathili.
yazamam içimden her geçeni.


mesela şunu diyemem:
"bugün, bir süpermarkette
cebime uygun hesap ararken
yine bula bula rafların önünde 
seni buldum."


delirebilir dünya tümden.
şimdi, anladın mı beni?
zor benim de nöbetim. 
yarıştırmak istemem ama
işte, bildiğin gibi..


en zoru, reddetmeyi bilmek
önüme konan yemekleri!
sen olsan belki, benim gibi korkup kaçmaz,
tadını çıkarır ya da susup beklerdin...


ama ben öyle değilim.
gerçek bir kuzeyliyim
bildiğin gibi...


anlamsızca mutluyum,
kalbinin içinde...
nefesin orada durmuş...


bn de duruyorum
orada sonsuza dek şimdi...


sanki, seni bulmak için doğmuştum
ve sanki kurtarmak tek görevimdi.
ölümüne nöbetteydim,
ve sanki...


uyudum ve beceremedim.
bildiğin gibi....




evrim
sessizbulut

Çarşamba, Şubat 15, 2012

Jagatai için Pakra*

"A-koo-chee-moya


Öte dünyaya geçtiğin günün anısına 
sana ulaşmak ve seninle konuşmak için
rüzgara adını çağırıyorum: 
"Jagatai..."


Yattığın yerden çok uzaktaki
bu öte gök altında 
rüzgarla söyleyeceğim bu duayla
ruhuna sesleniyorum.  


Eğer beni duyabiliyorsan, 
senden, hep yaptığın gibi
yanımda kalmanı, beni korumanı 
ve rehberlik etmeni istiyorum.


Varlığın ve yokluğun ile 
arasında olan tüm hediye mucizeler için 
sana ruhumla ve kalbimle
teşekkür ediyorum.


A-koo-chee-moya


Jagatai'ın onurlu anısına...
O, bu dünyada yaşadı ve gitti.
Biz buradaydık, gördük ve bildik.
Ve hatırlıyoruz...."






evrim
sessizbulut






*Star Trek, Voyager, Initiations, Komutan Chakotay'ın pakra ritüelinden yararlanarak Jagatai'ın anısına bugün söylenmiştir.
"A-koo-chee-moya. We are far from the sacred places of our grandfathers, and from the bones of our people, but perhaps there is one powerful being who will embrace this good crew and give them the answer they seek." Chakotay, Star Trek.

Pazar, Şubat 05, 2012

Anonymous - W. Shakespeare

başka bakış.
güzel düşünce ve film.



Pazartesi, Ocak 23, 2012

Eski Kent

Asgi gent içimda... 
....parçalanancan..
. 
Biliyon, sansiz, 
ölmeh gerehkti.

Ban isen ölmeyin, 
sani terg idip 
gandime yani bir
hayt nşa' ettim.

Asgi gent yıkılın
gittin o an ila…
Yani gandimde 
eski galında…


İş bu gün hayatı 
bir hayal ila
Yoksan'dan varsan'a 
hadiye attim.

Susgun sürüklanip
Katl eteğinda
galan ölümü
Varıp elima


Yaşam sandırıp
Tut, et dilime 


Öl'mün' gabulen
bir hayat var ittim…


Evrim Gürel
23 Ocak 2012



Salı, Ocak 03, 2012

Yeşil

yeşil yaprakla
sırlanan
saklı
kayıp orman.



bilmediğinden 
mutlu, bebeklere bakan.


bilse yürür mü
hiç insan, 
uçurumca?


bilmediğinde
güzel
bu dünya da.






evrim
sessizbulut
3 Ocak 2012


Ad-ım

Hçbrşy
t e s a d ü f    d e ğ i l.
iyi bakarsan
görebilirsin.




evrim
sessizbulut
03-01-2012

Pazartesi, Ocak 02, 2012

Takdir-i İlahi

"Takdir edilmek güzel."
Ya, takdir edilmeden ölseydim."


Hey dostum! İnan bir şey değişmezdi.
Yine yer içer, rahatça tuvalete gider
ve sıçar...
yine bilirdin.




evrim gurel
sessizbulut
3 Ocak 2012

ey hıyar

Ey, sevgili hıyar. 
Edebiyat aleminde üzerine yazılmış
Tek hece yok diye üzülme.


"Ama, muzun var! Muzun bile var.."
diye kendini derbeder etme.


İşte, bu gördüğün blogda biraz yerim var benim.
Ve sana da, sana da, yer verebilirim.


İş üzerindeyim,
Bulur bulmaz en manalı dizeyi
Senin için, inan
Derhal buradan 
bir entry yapabilirim.




evrim
sessizbulut
3 Ocak 2011

çirkin ördeğin arkadaşının kıyak duası

DIŞ/GECE_Ay'lı Göl Başı_Çirkin Ördeğin Sevgilisi_


"Tanrım, tamam. Sen yarattın, sen bilirsin.
:..(neydi?) sual olunmaz (Af edersin ben basit bir ördeğim ve her şeyi hatırlayamam di mi?)
Yani, sen bilirsin ama...


O da, bizim buralara yumurtayken düşmüş bir kuğu ya!
Suçu zarif olmak. Biz hepimiz hayvanız. 
Ve ona söyleyemeyecek kadar da iyi kalpliyiz
Çünkü bizi çok iyi insanlar sanıyor.


Bilse, dünyası başına nasıl yıkılır, bir düşünsene.
Yani, sen tabii ki, bilirsin. 
Ama, o, her şeyi olduğu gibi bile göremiyor.


Öğretilenlere inanıyor.
Kendisi olamıyor.
Olmayı bilmiyor.


Kendini, sevemiyor.
Uyması ve bize benzemesi 
Ya da uydurması gerektiğini düşünüyor.



Masallar güzel...
Ama Tanrım,
Kuğular buralarda
Hiç IN değil!


Sen, bu işe bir el atıver.
Lütfen sen ya bu kuğu ile beni al burdan mutlu olacağımız bir kuğu diyarına götür
Ya da onu aptal bir ördek yap,
Hepimizi sevindir."


evrim
sessizbulut
3 Ocak 2012



çirkin ördek duası

İÇ/GECE_Ördek Kümesi_Karanlık Kuğu Kuyusu_ 


"Lütfen sabah uyandığımda,
güzel bir ördek olayım.
Şiirlere konu olayım.
Yeşil başlı ve gövel gibi..."


"Ah, Tanrım. Bugün yine kimse beni sevmedi.
Lütfen, beğenilere konu olayım.
Lütfen anlaşılayım... Lütfen çok güzel... çok sevilen bir ördek olayım....
Kuğu gibi değil, gerçek... gerçek bir ördek gibi..."


...


"Lütfen... sabah... uyandığımda
(esner) aaaaaaağğhhhh... 
çir...kiğğğn ....biğğr kuğu...
(horlayarak uykuya dalar) ahhhhh...(nefesini çekerek mırıltıyla uyuya kalır) ol...ma..ya..hhh...yıhıım..mm..zzzz."






evrim
sessizbulut
3 Ocak 2012

sevmediği

...bendim.


"seni seviyorum"
dedi...


"evlenelim" 
"evlenelim"


ama Peter Pan ve Wendy gibi...
"ben güzel olan her şeyi ve herkesi severim"


"büyürsem, ölebilirim"


ama bil dedi,
"seni seviyorum"


sevmediğim sadece şiirinin dili,
çok ağdasız, çok tüylü, çok kel,
çok dilsiz... fazlasıyla saf ve bebek işi.


"seni seviyoru..."
diyecekti son kez,
kendimi tutamayıp, onu oracıkta
öldürüvermişim,
sayın yazı hakimim,
oysa o en sevdiğimdi,
en sevdiğimdi,


aynam gibi.




evrim
sessizbulut
2 Ocxak 2012

Şeytan'ın Bildiği

Çok şanslıyız. çok...


Biz ama, şeytan değil.
O atılmış cennetinden.
Aşık. Tanrısı, bizi ondan çok sevdiğinden
Acı çekiyor, acı veriyor.
Büyük bir iyilik ediyor.


Çok şanslıyız, çok...
Hala tek parça halinde,
Almak için tüm kavgalarımız.
 Oysa, Şeytan, sevgisinden 
Delirmiş, dışlanmış, acıdan ölüyor...


Çok şanslıyız çok...
Put, alık ve aptal,
Ağzımızda cennetten günlük meyveler,
Çiğneyip duruyoruz.


İdealist değiliz.
Aşk için ölmeyi 
Bilmiyoruz.


evrim
sessizbulut
1 Ocak 2012

yüzüne

seni hala özlediğimi 
her nefeste ve her gün
yüzüne söylemek istiyorum.


biliyorum, iyi bir dost gibi,
beklemeyi biliyorum.
seni her şeyinle
mesafe ve sevgi
yokluk ve varlık
kabul etmeyi biliyorum. 


suskun bir yürekle 
sessizliğe, duvarlara ve göğe
söylediğimde, sevginin
bir şekilde bulacağını seni,
biliyorum.


yine de bugün, yüzüne
söylemek istiyorum.


bir numara arıyorum,
bir email atıyorum,
bir kapı çalıyorum,
nabzına bakıyorum,


hala açılmıyor.
hala yanıtlanmıyor.
hala atmıyor.


yüzünü 
görmem
mümkün 
olmuyor.


hayat hala devam ediyor.
anlayamıyorum.




evrim
sessizbulut
1 Ocak 2012

Gün

Gün, her gün yeniden doğuyor.
An, her gün, yeniden hediye ediliyor.

Kitaplarda yazmayan bir sebeple...


...Her şey, her gün, yeniden başlıyor.


evrim
sessizbulut
1 Ocak 2012


Cuma, Aralık 30, 2011

2012

"Erkenci..."




evrim - sessizbulut
30 Aralık 2011

Pazartesi, Aralık 12, 2011

...

Pazar, Aralık 11, 2011

Ters Çocuklar

Ters çocuklar vardır.
Ters ve asi. 
Ruhları sorgucu,
Harfleri karışık,
Mizaçları aksi…

Bir iki ders ve kötekle
Onları öyle, eğitemezsin.

Ters çocuklar vardır.
Yorgun ve deli,
Akıllarını bilgi denen mengenede
Ezip, öğütemezsin.

Ters çocuklar vardır,
Ders çocuklarına çok terstir halleri.
Gerçek dışına itaat etmezler.
Ezber ve nasihatle 
Baş edemezsin.

Ters çocuklar vardır,
Gözleriyle görür
Kulaklarıyla duyar,
Dilleriyle biçerler.

Aşk kadar adalet için de 
Atan kalplerini,
Riya ile kör edemezsin...

Ters çocuklar vardır,
Ters bedenlerinin içindeki
Ters ruhlarıyla dünyaya gelir,
Yılmadan ebedi bir
İyilik nöbetinde can verirler.

Ezelden, öğretilmiş gibi… 

Hiç için yaşayıp,
Hiç için ölür gibi...

Deneme, bilemezsin.



evrim
sessizbulut
11 Aralık 2011

Cumartesi, Aralık 10, 2011

Gitmeden...

...dinlemek istediklerim:


Michael Nyman, "An eye for optical theory".


Çağatay Çağalı http://www.cagataycagali.com/, "Kader, Kağıt Hücre, Özledim, Ben Beklerim, Mühür ve Denk Şarkı".




dinleyemeden gittiysem, ara sıra başucumda tınlaması iyi olabilir...




evrim gürel
sessizbulut